Yumurtalık - Over Kanseri - NetDoktorum - Sağlığınızdan Haberiniz Olsun!
Lütfen bekleyin..



Yumurtalık - Over Kanseri

Yumurtalık - Over Kanserlerinin Belirtileri, Teşhis ve Tedavisi... CA–125 testi düzeyleri...

Yumurtalık - Over Kanserleri
Bu hastalık ölümcül olabilir, ilk safhalarında pek dikkati çekecek bulgu vermez ve genellikle rutin alt karın muayenesi sırasında fark edilir. Erken teşhis edilmezse, sonunda ağrılı bir hale gelir ve tümörün salgıladığı sıvı karnın şişmesine neden olabilir. Yüzde 70-80 vakada hastalık, bu ilerlemiş safhada teşhis edilir.

Belirtileri:
Başlangıçta genellikle hiçbir belirti yoktur;
Karnında hafif rahatsızlık ve hafif hazımsızlık;
Şişkin karın ve karnın altında ağrı (hastalığın son safhasında)

Yumurtalık kanseri genellikle menopozdan sonra gelişir. Hiç hamile kalmamış veya hamile kalmak konusunda sorunları olmuş kadınların yumurtalık kanserine yakalanmaları olasılığı daha fazladır. Tersine, çok çocuğunuz olmuşsa veya doğum kontrol hapı kullanmışsanız bu olasılık daha azdır. Ancak her iki durumda da yıllık alt karın muayenesi çok önemlidir. Çünkü erken teşhis ve tedavi çok daha fazla iyileşme şansı sağlar.

Kadın kanserleri arasında en çekinilen kanser türü yumurtalık kanseridir. Bunun sebebi ise yumurtalıkların karın içi organlar olmaları sebebiyle ilk safhalarında pek dikkati çekecek bulgu vermemeleri ve genellikle büyüdükleri zaman alt karın muayenesi sırasında fark edilmeleridir. İstatistiklere göre 70 kadından birinde yumurtalık kanseri görülmektedir. Erken teşhis edilmezse, yumurtalık kanseri sonunda ağrılı ve büyük bir hale gelir ve tümörün salgıladığı sıvı karnın şişmesine ( buna asit sıvısı toplanması adı verilir) neden olabilir. Yüzde 70–80 vakada hastalık, bu ilerlemiş safhada teşhis edilir. Belirtiler Başlangıçta genellikle hiçbir belirti yoktur; Karnında hafif rahatsızlık ve hafif hazımsızlık; şişkin karın ve karnın altında ağrı (hastalığın ilerlemiş safhasında) Yumurtalık kanseri genellikle menopozdan sonra gelişir. Ancak nadiren genç yaşlarda da görülebilir. Hiç hamile kalmamış veya hamile kalmak konusunda sorunları olmuş kadınların yumurtalık kanserine yakalanmaları olasılığı daha fazladır. Tersine, çok çocuğunuz olmuşsa veya doğum kontrol hapı kullanmışsanız bu olasılık daha azdır.

Yumurtalık kanseri olasılığını azalttığı düşünülen durumlar: Doğum kontrol ilaç kullanımı, Çocuk doğurma ve emzirme, Rahmin alınması, Tüplerin bağlanması, Koruyucu olarak yumurtalıkların alınması, Yağlı beslenmeden kaçınma, Ancak her durumda yıllık alt karın muayenesi çok önemlidir. Çünkü erken teşhis ve tedavi çok daha fazla iyileşme şansı sağlar.

Teşhis: Alt karın muayenesinde ve jinekolojik muayenede yumurtalıklarda bir kitle fark edilirse, doktor birtakım testler ister. Karın içinin durumunu anlamak için ultrasonografi, kalın barsak, böbrekler ve üreterlerin (böbrekleri mesaneye bağlayan kanallar) röntgen filmleri, yumurtalıkların durumunu görebilmek için nadiren(doktorun karında bir kesik yapıp içeriye bir alet sokarak yaptığı) laparoskopi de gerekebilir. Doktor laparoskopi sırasında tümörden (habis – kötü huylu- olup olmadığını anlamanın tek yolu) küçük bir parça alabilir. Yumurtalık tümörlerinin dörtte üçü habis değildir.
Akrabalarında yumurtalık kanseri olan ve yumurtalık kanseri olma riski yüksek olan kadınlarda, transvajinal ultrasonografi (vajina içine yerleştirilen küçük bir aletle yapılan ultrasonografi yöntemi) ve kan testleri ile taranabilir. Transvajinal ultrasonografi, yumurtalıklardaki kitlesel oluşumları iyi ya da kötü huylu olarak tip tayini yapmaksızın görüntüler. Yumurtalık kistlerinin bazı özellikleri bu kistlerin daha kötü huylu tümörler olabileceğini düşündürebilir.

Yumurtalık kanseri ile ilgili kan testleri arasında CA–125 düzey ölçümü bulunur. Yumurtalık kanseri olan kadınlarda bu proteinin kandaki düzeyi yükselir. Ancak enfeksiyon, endometriosis gibi bazı kanser olmayan yumurtalık hastalıklarında da CA–125’ in kanda yükselebileceği unutulmamalıdır. Ayrıca daha nadir bazı yumurtalık kanserlerinde CA–125 yükselmeyebilir. Bu test yüksek bulunduğunda, ileri tetkikler yapılarak (görüntüleme yöntemleri), karın boşluğu içinde sıvı (asit sıvısı) tespit edilirse bu sıvıdan örnek alınıp incelenerek veya doğrudan yumurtalıklardan parça örneği alınarak bir kanserin var olup olmadığı araştırılmalıdır. Gerekli görüldüğünde bilgisayarlı tomografi veya MR (magnetik rezonans) gibi yöntemlerle yumurtalıklar izlenir.

Bilgisayarlı Tomografi (BT): X ışınının insan vücudu etrafında dönerek çeşitli açılardan görüntüleme yapan bir görüntüleme yöntemidir. Alınan görüntüler daha sonra bir bilgisayar tarafından birleştirilerek vücudumuzun içinin detaylı bir görüntüsünü oluştururlar. Film çekilirken ayrıntılar, bir çeşit boya olarak düşünülebilecek bir kontrast madde kullanılarak daha detaylı olarak görüntülenir.

Manyetik rezonans görüntüleme (MRI): Manyetik alan ve bilgisayar kullanılarak vücudumuzun içinin detaylı resimlerini verir. Bu yöntemde x ışınları kullanılmaz.

Ultrasonografi: Prob adı verilen bir aletten salınan ses dalgalarının yumurtalıklar veya diğer organlardan yankılanmaları ile elde edilen görüntülerin ekrana yansıtılması ile yapılmaktadır. Kitlesel oluşumların yapısının katı veya içi sıvı dolu kistik bir yapıda olup olmadığını ayırd eder. En sık kullanılan görüntüleme yöntemidir.

Renkli doppler akımı: Bu yöntem yumurtalıkların damarlarla kanlanmasını gösterir. Yumurtalık kanserlerinde genellikle yumurtalıklara olan kan akımı artar ve doppler ölçümleri artmış olarak bulunur. Ancak yine bazı iyi huylu hastalıklarda da yumurtalıklardaki kan akımı artabilir. Kadınlarda kanda CA–125 testi ve transvajinal ultrasonografi yumurtalık kanserinin kesin teşhisi için tam olarak yeterli değildir. Kesin tanı için patolojik inceleme gereklidir.

Tümör tipleri ve Tümörün davranışı: Kanserler geliştikleri hücrelerin tipine göre adlandırılır, bu hücrelerin özelliklerine göre değişik davranış özellikleri gösterir ve tedavisi farklı olabilir. Bu açıdan bakıldığında yumurtalıklarda çok değişik özelliklere sahip hücre bulunmaktadır. Yaklaşık on çeşit yumurtalık kanseri tipi vardır. En sık görülenleri yumurtalığın yüzeyini örten dokudan kaynaklanan tümörlerdir. Bunların arkasından cinsiyet hücrelerinden gelişen tümörler gelir. Genel olarak yumurtalık kanserleri yüzeyel olarak yayılır. Karın içersinde bulunan yumurtalıklardan gelişen kanser dokusundan dökülen kanser hücreleri karın içersindeki diğer organların yüzeylerine tutunarak karın içersinde yayılır. Tüplere diğer yumurtalığa, barsak ve karın zarı yüzeyine, omentum dokusuna, karaciğer ve dalak yüzeyine ve diafragma altına kadar yayılabilir. Yumurtalık kanserinin kan yolu ile uzak organlara yayılması oldukça ileri evrelerde olmaktadır.

Tedavi
Yumurtalık Kanserinin Cerrahi Tedavisi: Batın orta hat kesi ile açılmalı ve batın yıkantı sıvısı veya varsa asit sıvısından örnek alınır. Kitle çıkartılarak mutlaka dondurarak-kesit yöntemi (frozen) ile patolojik olarak değerlendirilmelidir. Eğer malignite (kötü huylu olma) saptanırsa, hastanın yaşı, çocuk sahibi olup olmadığı göz önünde tutularak cerrahiye devam edilmelidir. Amaç geriye batın içinde hiç tümör bırakmadan cerrahi işlemin yapılmasıdır. Geride kalan tümör dokusu, over kanseri olgularında, hastalığın prognozunu en olumsuz yönde etkileyen faktördür.

Eğer tümör tek overde (yumurtalıkda) sınırlı ise ve olgunun fertilitesinin (doğurganlığının) devam ettirilmesi isteniyorsa, rahim ve diğer yumrtalık korunarak, kitlenin olduğu taraftaki yumurtalığın çıkartılmasına ilaveten, omentektomi (karın zarı çıkarılması), karın içersindeki lenf bezlerinin çıkarılması (lenfadenektomi) işlemi ve varsa batın içindeki şüpheli alanlardan, yoksa rastgele peritoneal yüzeylerden çok sayıda biyopsiler yapılmalıdır. Fertiliteyi koruyucu cerrahi evreleme sonrası evre 1a ve grade 1-2, olgularda yapılan cerrahi işlem yeterlidir ve ameliyat sonrası kemoterapi yapılmasına gerek yoktur. Fertilitenin korunması istenmeyen olgularda histerektomi (rahim alınması) ve çift taraflı yumurtalıkların alınması, omentektomi ve lenfadenektomi yapılmalıdır.

Kemoterapi (ilaç tedavisi)
Hekim birçok ilacı (genellikle 3'lü kombine tedavi) bir arada kullanarak tedavi uygular. Kemoterapiden sonra genellikle kalan tümör dokusu küçülür. Ancak 12–18 ay sonra, eğer tam bir tedavi gerçekleşmemişse hastalık ilaçlara bir direnç geliştirdiği için yeniden büyümeye başlayabilir. Bu durumda ikinci kemoterapi uygulamasında başka bir ilaç bileşimi kullanılır.

Radyasyon
Ameliyatı genellikle kemoterapi izler. Doktor tümörün hepsini çıkaramamışsa, radyoterapi bunu küçülterek kemoterapiye daha fazla şans tanır.

Sağkalım
Yumurtalık kanseri erken teşhis edilirse 5 yıl sağ kalma şansı yüzde 60-80'dir. Bu kanser türü erken dönemde teşhis edilemediği için tamamıyla iyileşme oranı yüzde 30-40'dır. Her şeye karşın günümüzde geniş çaplı bir ameliyat ve kemoterapi ile ilerlemiş vakalarda da kadınlar çok daha uzun yaşayabilmektedirler

YUMURTALIK (OVER) KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR ?
-Kasıklarda ağrı olması,
-Kasıklarda basınç hissine bağlı sürekli idrar yapma veya dışkılama hissinin olması,
-Kitle veya karın içinde sıvı toplanmasına bağlı karında şişlik yakınmasının olması,
-Gaz, iştahsızlık, uzun süren karın ağrısı veya hazımsızlık gibi sindirim sistemi problemlerinin olması,
-Anormal vajinal kanama olması

Yumurtalık kanseri riskini arttıran durumlar nelerdir?
-Menapozdan sonra hormon replasman tedavisi,
-Aile hikayesinin olması (ailede iki veya üç kişide yumurtalık kanseri varsa risk %7, anne veya kızkardeşte yumurtalık kanseri varsa risk %5’ dir),
-Yağdan zengin beslenme,
-Perine bölgesine talk pudra uygulanması,
-Serum selenyum düzeyinin düşük olması.

Yumurtalık kanseri riskini azaltan durumlar nelerdir?
-Doğum kontrol ilaç kullanımı,
-Çocuk doğurma ve emzirme,
-Rahmin alınması,
-Tüplerin bağlanması,
-Koruyucu olarak yumurtalıkların alınması,
-Yağlı beslenmeden kaçınma,
-Fertilizan ilaç kullanımından kaçınma.

Yumurtalık kanseri erken tanınabilir mi ?
Yumurtalıklar (overler) kasık bölgesinde iç tarafta yerleşmeleri nedeni ile erken dönemde tanı konulması zordur.
Bununla birlikte hastaların % 25’ inde erken evrelerde tanı konabilmektedir.
Erken tanı, tedavi ile başarılı sonuç alma şansını arttırmaktadır.
Belli bir bölgede sınırlı yumurtalık kanserli hastaların % 90’ ı tanıdan itibaren 5 yıldan fazla yaşama şansı bulunur.
Serviks kanserinin tarama testi olan Pap testinin yumurtalık kanserinin erken teşhisinde yararı yoktur.
Yumurtalık tümörleri küçük boyutta iken, muayene ile saptanması oldukça zordur. Ayrıca, yumurtalık kanserleri, erken dönemde çok nadiren belirti verirler.
Risk faktörü bulunan ve hiç belirti olmayan kadınlarda tarama amacıyla yapılabilecek ve kesin sonuç sağlayacak bir test günümüzde bulunmamaktadır.
Rutin jinekolojik muayene: Bir kadın 18 yaşına geldiğinde veya seksüel yaşantısı başladıktan sonra yıllık olarak jinekolojik muayene olması ve tetkiklere girmesi önerilmektedir. Böylelikle kadın üreme sistemine dahil organlardaki bozuklukların daha erken dönemde yakalanma şansı artmaktadır.
Günümüzde yumurtalık kanseri riski yüksek olmayan kadınlarda yumurtalık kanserinin taraması için önerilen kan testi veya görüntüleme yöntemi yoktur.
Akrabalarında yumurtalık kanseri olan ve yumurtalık kanseri olma riski yüksek olan kadınlarda, transvajinal ultrasonografi (vajina içine yerleştirilen küçük bir aletle yapılan ultrasonografi yöntemi) ve kan testleri ile taranabilir. Transvajinal sonografi, yumurtalıklardaki kitlesel oluşumları iyi ya da kötü huylu olarak tip tayini yapmaksızın görüntüler. Yumurtalık kanseri ile ilgili kan testleri arasında CA-125 düzey ölçümü bulunur. Yumurtalık kanseri olan kadınlarda bu proteinin kandaki düzeyi yükselir. Enfeksiyon, basit kist gibi bazı kanser olmayan yumurtalık hastalıklarında da CA-125’ in kanda yükselebileceği unutulmamalıdır. Ayrıca bazı yumurtalık kanserlerinde CA-125 yükselmeyebilir. Bu test yüksek bulunduğunda, ileri tetkikler yapılarak (görüntüleme yöntemleri), karın boşluğu içinde sıvı tespit edilirse bu sıvıdan örnek alınıp incelenerek veya doğrudan yumurtalıklardan parça örneği alınarak bir kanserin var olup olmadığı araştırılmalıdır. Kadınlarda kanda CA-125 testi ve transvajinal ultrasonografi yumurtalık kanserinin kesin teşhisi için tam olarak yeterli değildir. Kesin tanı için patolojik inceleme gereklidir.
CA-125 testi, yumurtalık kanseri nedeniyle ameliyat geçirmiş ve yumurtalıkları alınmış olan kadınların takibinde çok yardımcıdır.. Bu hastalarda periyodik olarak CA-125 düzeyi ölçülerek uygulanan tedaviye cevap ve tedavi kesildikten sonra gelişebilecek nüksler takip edilir. CA-125 düzeylerinin takiplerde yükselmesi kanser nüksünün önemli bir göstergesidir.
Transvajinal sonografi ve CA-125 testleri kesin güvenilir olmamakla birlikte, ailesinde yumurtalık kanseri olan yüksek riskli kadınlarda yapılması önerilir.

Yumurtalık kanseri tanısı nasıl konmaktadır?
Kasık bölgesindeki bir kitlenin kesin olarak kanser olup olmadığını ayırd eden tek yöntem biyopsidir. Biyopsi, şüpheli kitle veya oluşumdan çeşitli yöntemlerle alınan değişken büyüklükteki doku parçasıdır. Alınan biyopsi mikroskop altında incelenir. Karın içinde sıvı biriken hastalarda (asit sıvısı), bu sıvıdan örnek alınarak kanser hücreleri gösterilebilir. Biyopsi genellikle ameliyat ile alınır. Hastalığın yaygınlığına göre yapılacak olan işlem laparotomi (karın cildi kesilerek yapılan ameliyat türü) ya da laparoskopi (karında açılan küçük bir delikten ışıklı bir aletle girilerek yapılan ameliyat) olarak seçilebilir. Yumurtalık kanserinde cerrahi tedavinin amacı tanı ve evreleme için doku örneklerinin alınması ve kanserli dokuların çıkarılmasıdır. Bir diğer tanı yöntemi, ince bir iğne ile ultrason ya da bilgisayarlı tomografi eşliğinde girilerek parça alınması yöntemidir. Bu yöntem hastalığı çok ilerlemiş olması nedeniyle ya da başka bir hastalık nedeniyle ameliyata alınamayan hastalarda tanı konması için iyi bir alternatiftir.

Yumurtalık kanserinin tanısında kullanılan görüntüleme yöntemleri nelerdir?
Bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans (MR) ve ultrason gibi görüntüleme yöntemleri kasıklarda bir kitle olup olmadığını saptamada kullanılan radyolojik tetkiklerdir. Ancak bu yöntemler kitlenin kesin olarak kötü veya iyi huylu olup olmadığını ayırt edemezler. Kesin tanı biyopsi olarak isimlendirilen, şüpheli dokudan alınan örneklerin mikroskop altında incelenmesi ile konmaktadır.

Bilgisayarlı Tomografi (BT): bir x ışınının insan vücudu etrafında dönerek çeşitli açılardan görüntüleme yapan bir görüntüleme yöntemidir. Alınan görüntüler daha sonra bir bilgisayar tarafından birleştirilerek vücudumuzun içinin detaylı bir görüntüsünü oluştururlar. Film çekilirken ayrıntılar, bir çeşit boya olarak düşünülebilecek bir kontrast madde kullanılarak daha detaylı olarak görüntülenir.
Manyetik rezonans görüntüleme (MRI): manyetik alan ve bilgisayar kullanılarak vücudumuzun içinin detaylı resimlerini verir. Bu yöntemde x ışınları kullanılmaz.
Ultrasonografi: Prob adı verilen bir aletten salınan ses dalgalarının yumurtalıklar veya diğer organlardan yankılanmaları ile elde edilen görüntülerin bilgisayar yardımı ile ekrandan yansıtılması ile yapılmaktadır. Kitlesel oluşumların yapısının katı veya içi sıvı dolu kistik bir yapıda olup olmadığını ayırd eder. En sık kullanılan görüntüleme yöntemidir.
Renkli doppler akımı: Bu yöntem yumurtalıkların damarlarla kanlanmasını gösterir. Yumurtalık kanserlerinde genellikle yumurtalıklara olan kan akımı artar. Ancak bazı iyi huylu hastalıklarda da yumurtalıklardaki kan akımı artabilir.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
KADIN SAĞLIĞI Kategorisindeki Diğer Haberler
Kısa adı PMS (Premenstural Sendrom) adet öncesi sendromu. Kadınların ruh sa..
MEME KANSERİNDE ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR! Meme Kanseri, Kanser, Meme k..
Vajinismus nedir tedavisi, vajinismus belirtileri, vajinismus nedir belirti..


bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=